ÇAĞRI

İlk dostluk adımı Gaziemir 'den atıldı,
Nuh'lu çabuk aldı mesajı, kervana katıldı,
Yurt dışındaki gurbetçimiz de verdi yanıtı,
Haydi Nuh'lular gönüllerin buluşmasına,

Yıllardır hep ayrılık rüzgarları estirildi,
Nedenleri sorgulansa, bir hiçten ibaretti,
Hiç düşündük mü, bunca yıllar nasıl geçti,
Haydi Nuh'lular gönüllerin buluşmasına,

Artık farklı düşüncelere saygı duyulsun,
Ortak paydalar buluşma noktamız olsun,
Bunu bir başlangıç sayalım, devamı gelsin,
Haydi Nuh'lular gönüllerin buluşmasına,

Daha çıkacaktır , fitne fesat tohumu ekenler,
Eğer takılırsak peşlerine, inan bizi de sürükler,
Bir ve beraber olursak, ne yazar kurulan tuzaklar,
Haydi Nuh'lular gönüllerin buluşmasına

09/06/2006
H .Hüseyin ÖNER

Ateş Pervaneleri

Ateş pervanelerini görmeyeniniz yoktur herhalde. Yaz akşamları karanlıkta bir ateş yanıyorsa orada mutlaka bu pervanelerden vardır. Hep ateşe, ışığa uçarlar. Öleceklerini bilseler bile ateşe doğru uçarlar.

3 Haziran 2006 tarihinde düzenlenen pikniğe, gurbete düşmüş bütün Nuhlularda aynen ateş pervaneleri gibi Nuh’a  koştular. Önlerine ne kadar engel çıkarsa çıksın aldırmadılar, koştular…

Fransa dan Ramazan NARİN ağabey e mesafe engel olamadı, oralardan ateşe uçtu. İzmir den Ahmet ORUÇ kardeşimiz otobüsü kaçırdı fakat başka bir yolcu otobüsüne binerek ateşe koştu. Yine İzmir den rezervasyon hatası yüzünden son anda otobüse binemeyen Hasan TAŞ ve ailesi, özel aracına binerek otobüslerden önce ateşe koştu. Sadettin KENKAYA Aydından, İbrahim VAROL Antalya dan, daha isimlerini sayamadığım yüzlerce kişi Afyonkarahisar dan, Ankara dan, Kütahya dan, Balıkesir den, velhasıl Yurdumuzun birçok yerinden NUH DA yanan bu ateşe koştu.

İnancım o ki, bu ateş bir çok Nuhluyu ileriki yıllarda kendine çekecek, daha çok kişiyi sıcaklığı ile saracaktır.

Bu ateşi söndürmeye çalışanlara dikkat edin, onlara inanmayın. Ateşin daha da büyümesi için sizde yardım edin.

Büyüğünden küçüğüne, bütün Nuhlu kardeşlerime sonsuz teşekkürlerimi iletir, saygılarımı sunarım.

Yaşar KARAKÖSE

 

BENİM BELDEM GÜZEL NUH

 

Benim köyüm Ilıca vadisinde kurulmuş

Yüce dağlar burada birbirine sarılmış

Akar çayı küçücük pınarlardan var olmuş

Tarihi de Müze İl Müdüründen sorulmuş

 

Doğu yakasının tepesi Balıkkaya’dır.

Batı yakasının tepesi Sarıkaya’dır.

Güney yakasının tepesi Asarkaya’dır.

Kuzey tarafı ise bizim Küçükova’dır.

Bakın işte burası benim beldem güzel Nuh

 

Yakınından geçiyor Antalya karayolu,

Kumalar dağı bu yörenin başka bir kolu,

Meşe koruluğudur köyümün sağı, solu,

Bütün çevresi ise yeşilliklerle dolu,

Bakın işte burası benim beldem güzel Nuh

Ahmet KUMALAR

                                                                                     

                                                                                       HAYALLERİM...

 

        Yıl 1968, benim için NUH hayallerini kurmaya başladığım yıl.. 1968, Ailemin ekmek davasına İzmir'e göç ettiği yıl. Bu yıldan sonraki her Haziran ay'ı yaklaştığında benim köye gitme hayallerim başlardı. Arkadaşlarımın çoğu bisiklet hayalleri kurarken ben Nuh'a gitme hayalleri ile günlerimi geçirirdim.

 

        Yıl 2005, hayallerim değişmedi ki, başta yine  Nuh hayalleri vardı. Fark,  sadece oraya gitme değil,  Nuh için çarpan gönülleri buluşturma hayalleri idi.  2005 yılında bir gün hayallerimi birkaç arkadaşımla paylaştığımda gördüm ki, Nuh ve gönülleri buluşturma hayalleri sadece bana ait değilmiş. Bu hayalleri kuran başka arkadaşlarımda varmış, benden daha fazla Nuh sevdalısı varmış.

 

         Bir avuç NUH sevdalısı ile hayallerimizin gerçekleşmek için kolları sıvadık ve tek tek hayallerimizi gerçekleştirmeye başladık. Ne mutlu bana ki hayallerimin gerçekleştiğini görüyorum, ne mutlu bana ki farklı düşüncede olan arkadaşlarımla aynı hayalleri görüp, aynı hayalleri, birlikte gerçekleştiriyoruz.

 

         Diğer hayallerimizi de hep birlikte gerçekleştirmek umudu ile hoşça kalın.    Yaşar KARAKÖSE     

  

 

MERHABA

Merhaba

Sinnecikten Cergeye ,

Kurtkayasından  Kızılgediğe,

Her taşın, ağacın  bekçileri,  köyümün yalnız insanları

Çobanlar merhaba.

Merhaba, nakış nakış Küçükovayı dokuyan,

Yürekli çiftçiler merhaba.

Merhaba, çağlayıp akan,

Tuna boylarına koşan, 

Alplerin tepelerine düşen

Alın terlerini kilometrelerce uzakta akıtan

Gurbetçim, merhaba.

Merhaba, Yurdumun yollarını, sokaklarını, 

Dünyanın en güzel meydanlarını,

Emekleriyle süsleyen,

Taşçılarım merhaba,

Merhaba Türkiye’min incisi İzmir’i vatan tutan

Köylüm merhaba.

Merhaba, Kumaların eteklerinden,

Yediveren toprağının bağrından kopan

Öğretmenim, işçim, işsizim merhaba,

Merhaba öğrencim, çocuklarım, emeklim merhaba.

Merhaba Nuh’ta yaşam bulmuş,

Coşkun seller gibi bendini aşmış, dünyanın bir köşesine düşmüş,

Doğduğum toprakların güzel insanları merhaba!      

                                                NUHLU OLMAK

Söz bitti. Durdu insan,  düşündü yürek. Düşündü yürekler, artık yürek konuşuyor bundan böyle. Yürek. Bu yürek Nuh Yüreği. Nuhlu olma yüreği.

Nuh Kasabasında doğmak farklılıktır,  Nuhlu olmakta. Hamurunda vardır yaşamasa da orada. Almıştır bir şeyler.

         Dedi ya yürek, söz bitmiştir artık. Gün derlenip toparlanma zamanıdır. Bendinden boşandı artık. İzmir’de yılların uğraşısı, maya hazırlandı yıllardır. Dünyaya bir pencerede Nuh’tan açtık.  Artık çok daha yakınız birbirimize. Avrupa’nın ortasında da olsak, Amerika da olsak, Yurdumun bir köşesinde ya da Nuh’ta da olsak, konuğuz birbirimize her akşam. Ve bu böyle gelişecek durmadan. Küllenen duygularımız saracak bir uçtan bir uca . Kenetlenecek ellerimiz, yüreklerimiz birbiriyle. Zamansa, Nuhlu dostlarımızın dediği gibi dayanışma, dostluk, kardeşlik zamanıdır. Anlayacağınız Maya tuttu. Nuh yoğurt oldu.

Tüm Nuhlulara sesleniyoruz. Uzatın ellerinizi, koyun yüreklerinizi ortaya önyargısız. Hadi hep beraber Nuhlu olmaya. Dostça kalın. 2 Nisan 2006........     Hamdi ARIK

 

                HATIRALAR

BİR KÜÇÜK ÇOCUKTUK,
PANTOLON YOKTU, FİSTAN GİYİYORDUK.
KATMERİ TAŞ ÜSTÜNE KOYUP AMİN DİYORDUK
KATMER  KATMER YOKLUKTA, KATMER BÖLÜP YİYORDUK

HATIRLARIM KÖYÜMÜN O YILLARINI,
İMECE İLE YAPILIRDI YURTLARI,YOLLARI
KİMİ TAŞ TAŞIR, KİMİ KERPİÇ
BİTİVERİRDİ KOSKOCA BİNA, BULMAZDI YILLARI

SONRA BİR GÜN AYRILIK DÜŞTÜ
KİMİ İZMİR, KİMİ İSTANBUL, KİMİ ALMANYA
HEP DÖNMEK ÜZEREYDİ DEĞİLDİ KALMAYA
HAYAT ZORDU, MECBURDU BURALARDA KÖK SALMAYA
YÜREĞİNDE KÖY HASRETİ İLE, KÖYDEN UZAKTA KALMAYA.
                                                                      Nail KARAKÖSE