bayan isimleri ve anlamları sözlüğü - Yazdırılabilir Versiyon





ABiDE:   Anıt - Değerli eser
AçELYA:    Fundagiller familyasından, kokusuz ama güzel renkli çiçek.
ADALET:    Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetmek.
ADiLE:    Adaletli olan, doğruluktan ayrılmayan.
AFET:    insanlığın önleyemediği büyük doğal felaket
AFiFE:    Namuslu, iffetli, temiz ve dürüst
AFiTAP:    Güneş / çok güzel
AFşAR:    Atak, uyumlu, Oğuz boylarından birinin adı (Avşar)
AHSEN:    En güzel, çok güzel
AHU:    Ceylan, karaca, maral - Güzel kadın
AJDA:    Filiz, sürgün - üzeri çentik çentik olan şey
AKASYA:    Küçük sıra yapraklı, süs için yetiştirilen bir ağaç.Salkımağacı
AKGüL:    Beyaz gül, gül gibi
AKGüN:    Aydınlık gün
AKiFE:    Sebatlı, kararlı- ibadet eden
ALARA:    Al + ara. Al=Kırmızı, ara=bezeyen, süsleyen , Kırmızı süs anlamında bir tamlama
ALARCIN:    Güzelliğini ateşin kırmızılığından alan
ALçiN:    Kırmızı renkli küçük bir kuş türü
ALEV:    Ateşin çıkardığı yalım
ALEYNA:    Esenlik ve güzelliklere sahip, esenlik içinde olan
ALiYE:    Yüce, yüksek
ALTAN:    Kızıl şafak
ALTIN:    Değerli bir metal (Paslanmayan, en iyi iletken)
ANDAç:    Bir kimseyi hatırlamak için saklanan şey, hatıra
ARiFE:    Tecrübeli, bilgili, sezgi ve anlayışa sahip
ARZU:    istek, özlem eğilim
ASENA:    Türk Mitolojisinde Ergenekon destanında adı geçen dişi kurt
ASiYE:    Acılıkadın / Direk
ASLI:    Kök, köken - Aşık Kerem'in sevgilisi
ASLIHAN:    Kökeni soylu han soyundan
ASRIN:    çağdaş, bu asıra ait olan, asıra uygun olan
ASU:    Asi, ehlileşmeyen huysuz at - isyankar
ASUDE:    Sessiz, sakin dinlendirici
ASUMAN:    Gök, gökkubbe, sema
ASYA:    Yeryüzünün anakaralarından (kıta) birinin adı
AşKIN:    Aşmış, ileri, üstün/ Senin aşkın
ATEş:    Yanıcı maddelerin yanmasıyla ısı ve ışığın ortaya çıkması
ATIFET:    Karşılık beklemeden gösterilen sevgi, iyilik sever
ATiKE:    özgür - Soylu - Güzel, genç kız
AYBEL:    Ay gibi dikkat çeken, aya benzeyen güzelliğiyle farkedilen, seçilen
AYBEN:    Ay gibi. Ayın kendisi
AYBüKE:    Ay gibi parlak, aynı zamanda zeki, akıllı
AYCA:    Ay gibi parlak ve aydınlık
AYCAN:    içi aydınlık
AYçA:    Ayın ilk günlerde aldığı biçim, hilal
AYçiN:    Ayçın, ay gibi, aya benzer
AYDA:    Dere kıyılarında yetişen bir bitki - Parmakları, endamıgüzel kadın
AYDAN:    Aya benzer ay gibi
AYDiL:    Güzel, parlak, aydınlık gönül
AYFER:    Ayışığı
AYGEN:    Gönül dostu
AYGüL:    Ay gibi güzel ve parlak renkli
AYLA:    Kadın, eş zevce /Ayın çevresindeki ışıklıdaire
AYLiN:    Ayın çevresinde görülen ışıklıdaire
AYNUR:    Ay gibi ışıklı, pırıl pırıl
AYPARE:    Ay parçası
AYSEL:    Ay gibi parlak ve güzel
AYSEN:    Aydan farksız, ayın yerdeki benzeri, güzel sevimli
AYSU:    Ay gibi parlak, berrak su
AYSUN:    Ay gibi güzel ve parlaksın
AYşAN:    şanı ay gibi parlak olan
AYşE:    Yaşam, dirlik,
AYşEGüL:    Güleç, güler yüzlü
AYşEM:    Ay ışığı - Benim Ayşem
AYşEN:    Ay gibi neşeli, parlak ve aydınlık
AYşENUR:    Nur gibi parlak, pırıl pırıl, ay gibi güzel
AYşiN:    Ay gibi, aya benzeyen
AYTAç:    Ay gibi taçlı
AYTEN:    Ay gibi beyaz tenli
AYTüL:    Tül gibi şeffaf ve ince ay ışığı gibi parlak
AZiME:    Azmeden, yapmak için kesin kararlı/ iri, kemikli yapılı
AZiZE:    Kutsal, ermiş kadın - Sevgi hitabı
AZMiYE:    Niyetli, kararlı
AZRA:    Bakire, el değmemiş
BAHRiYE:    Donanma ve denizle ilgili
BALCA:    Bal damlası, bal gibi
BALIM:    Benim balım, tatlım - çok sevgili, samimi arkadaş
BANU:    Ev kadını , bayan
BARAN:    Yağmur
BAşAK:    Tahılların tanelerinin bulunduğu kısım
BAşAR:    Başarılıol anlamında
BEDiA:    Güzellik, üstün değerli olan
BEDiHE:    Başlangıç - Güzel söz
BEDRiYE:    Ayın ondürdüncü geceki haliyle ilgili
BEGüM:    Saygıdeğer kadın, hanımefendi - Hint prenseslerine verilen san
BEHiCE:    şen güleryüzlü
BEHiRE:    Güzel, asil
BEHiYE:    Güzel ve alımlıkadın
BELGiN:    Açık. belirli, farkedilen
BELiN:    şaşkınlık, hayret
BELKIS:    Yunanca asıllıolup Arapçaya geçen tarihi bir isim
BELMA:    Sakin, yumuşak
BENAN:    Parmakla gösterilecek kadar güzel
BENGi:    Sonsuz, sonsuzluk
BENGiSU:    insana ölmezlik verdiğine inanılan su / Abıhayat
BENGü:    Sonu olmayan, ebedi
BENGüL:    üzerinde benekler bulunan gül
BENSU:    Su gibi aziz benlik
BERAY:    Ayın en ışıltılı, en parlak hali
BERFiN:    Kar toplayan
BERiA:    Güzellik ve olgunlukta akranlarından üstün olan
BERiL:    Mücevher olarak da kullanılan bir tür maden
BERiN:    Manen çok yüksek
ERNA:    Genç, delikanlı
BERRA:    Bereketli olan
BERRAK:    Temiz, saf, arınmış
ERRiN:    Manen çok yüksek, yüce yaradılışlı
ERşAN:    Bir peygamberin din ve kitabını kabul eden
BESTE:    Ezgilerin özgün dizimi,
BESTEGüL:    Gül demeti
BETiGüN:    Beti:Yüz (Bet benizdeki gibi) Gün: Aydınlık, Aydınlık yüz
BETiL/BETüL:    Temiz, iffetli
BETüL:    Ayrıkök salmış fidan - Hz.Meryem'in lakabı - Bakire
BEYHAN:    Bey soyundan
BEYZA:    En beyaz, en ak - Günahtan kaçınmış
BiHTER:    En iyi
BiKE / BiKEM:    Kadın, hanım
BiLGE:    çok bilen ve bildiklerini başkalarının yararına sunan
BiLLUR:    Pek duru ve temiz cam
BiLUN:    Yarım Ay
BiNGüL:    Bin gülün güzelliğinde
BiNNAZ:    çok nazlı
BiNNUR:    çok nurlu
BiRCAN:    Herksçe sevilen, candan
BiRGüL:    Tek ve benzersiz gül
BiRiCiK:    Tek, bir tane, emsalsiz
BiRSEN:    Yalnız Sen anlamında
BiRSU:    özel bir su biricik su gibi
BUCAK:    Genellikle, geniş verimli bakımlıalanlara verilen ad (Köşe bucaktaki anlamıgibi)
BUKET:    çiçek demeti
BURCU:    Güzel ve etkileyici kokunun salgılanışı
BURçAK:    Tohumlarıkullanılan bir bitki türü
BURçiN:    Dişigeyik
BUSE:    öpmek, öpüşmek, öpücük
BüşRA:    iyi haber
CAHiDE:   çalışan, çaba gösteren
CANAN:    Sevgili, yar
CANDAN:    Yürekten, içten
CANEL:    içten, candan uzatılan dostluk eli
CANKAT:    Yaşamına can ekle, sevinçle dol
CANSEL:    Cana dair, canla ilgili
CANSIN:    içten, gönüldensin
CANSU:    Cana benzer değerde
CAViDAN:    Ebedi, sonsuz
CELiLE:    Büyük, ulu
CEMiLE:    Hoşa giden davranış
CEMRE:    önce havada, sonra suda ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi
CENNET:    Dinsel inançlara göre iyilerin ölünce gideceğine inanılan yer
CEREN:    Ceylan, ahu
CEVHER:    Bir şeyin özü - Güç, enerji - Değerli taşlar
CEVRiYE:    Eziyet, cefa, sıkıntı
CEYDA:    Yararlı, herkese iyilik yapan
CEYLA:    Bu isim de çok istek almasına rağmen ben anlamını bulamadım. Bilen varsa lütfen yazsın.
CEYLAN:    Geyik cinsinden gözlerinin güzelliğiyle ünlü hayvan
CiHAN:    Evren, alem
CiHANNUR:    Alemi aydınlatan nurlu ışık
CiLVENAZ:    Nazı özellikle yapan / Cilveyle nazı birarada bulunduran
çAĞLA:   Badem, erik ve Kaysı gibi meyvaların ham hali
çAĞRI:    Davet
çiçEK:    Bitkilerin üreme organlarını taşıyan renkli bölümü
çiĞDEM:    Zambakgillerden bir tür kır bitkisi
çiLAY:    Ayın üzerinde beliren açık renkli lekeler
çiLER:    Güzel öten, güzel ötüşlü
çiSEM:    çiseleyen yağmur
çOLPAN:    Gözleri uzağı iyi gören, ilerigörüşlü
DAMLA:   Bir sıvının küçük parçacığı
DEFNE:    Yapraklarıgüzel kokulu, yaz kış yeşil olan bir ağaç türü
DELFiN:    Yunus balığı
DEMET:    Saplarıbir araya getirilip bağlanan bitki ya da çiçek
DENiZ:    Yeryüzünün 3/4'ünü oluşturan tuzlusu tabakası
DEREN:    Derleyen, toplayan
DERiN:    Yüzeyi, tabanından uzak olan
DERYA:    Deniz, çok bol, gönül
DESTAN:    Kahramanlık olaylarını konu alan şiir
DESTE:    Cinsleri aynı ya da birbirine yakın şeylerin birarada bağlanması
DEVRAN:    Talih, kader
DiBA:    çiçek desenli ipek kumaş - Sevgilinin yüzü
DiCLE:    Güneydoğu bölgemizde bir nehir
DiCLEHAN:    Dicle ve han kelimelerinden oluşan isim
DiDE:    Göz (Arapça)
DiDEM:    Dide ,Göz: Didem= Gözüm
DiLAN:    Gönül dostu, gönüldaş
DiLARA:    Gönül alıcı, sevgili
DiLAY:    Gönlü ay gibi parlak, ışıklıolan / ışıl ışıl berrak konuşan
DiLBERAN:    Dilberler, güzeller
DiLBERAY:    Ay gibi güzel kadın
DiLDAR:    Birinin gönlünü almış, sevgili
DiLEK:    istek, arzu
DiLER:    isteyen, dileyen
DiLHAN:    içten, samimi söylenen
DiLRUBA:    Gönül kapan, herkesi kendine bağlayan
DiLşAD:    Gönlü hoş
DOLUNAY:    Ayın tam olarak görünen biçimi,
DöNDü:    Henüz evlenmemiş kız
DURU:    Saf, berrak
DUYGU:    His, gönülde uyanan yankı ya da tepki
DüNYA:    Yeryüzü
DüRDANE:    inci tanesi
DüRRiYE:    inci gibi parlayan
EBRU:   Kaşe / Hare gibi dalgalıkumaş
ECE:    Reis / Ulu / ilerigelen
ECEHAN:    Yönetici konumundaki ece,kraliçe
ECEM:    Kraliçem, benim sultanım
EDA:    Anlatış yolu ve biçimi / Sevimli olma hali
EDiBE:    Edepli, terbiyeli - Edebiyatla uğraşan, yazar
EDiS:    Benzerlerinden üstün, yüce
EFSER:    Taç
EFTALYA:    Bir dönemin ünlü gayrimüslim ses sanatçısı Denizkızı Eftalya'dan
EGE:    Bir çocuğu koruyan, ondan sorumlu olan - Bir deniz
EKiM:    Ekme, yetiştirme - Yılın onuncu ayı
EKiN:    Buğday / Tahılın ekimden harman dönemine kadarki hali / Kültür
ELA:    Sarıya çalar kestane rengi
ELçiN:    Deste / Demet / Bir kerede ele alınabilecek kadar az olan nesne
ELiF:    Arap alfabesinin ilk harfi / dost tanıdık / ışık saçan güzel kız
ELMAS:    Billurlaşmış karbondan oluşan sert değerli taş
ELVAN:    Renkli, renk renk / güzel kokuların yayılması
EMEL:    Güçlü istek / Umulan ve beklenen şey
EMiNE:    Güvenilir, inanılır kimse
ENGiN:    Uçsuz bucaksız genişlikte - Denizin karadan uzak geniş bölümü
ENiSE:    Sevimli / Dost / Cana yakın arkadaş
ERDEN:    Bakire - El sürülmemiş yer
ERGüL:    Erler içinde seçkinleşen, erlerin gülü
ERTAç:    Erkeklerin baştacı olmuş güzel
ESEN:    Sağ salim, rahat, mutlu sağlıklı
ESER:    Rüzgarın esmesi/ Ortaya konan yapıt
ESiN:    Rüzgar / ilham /içe doğan duyguve düşünce
ESMA:    Adlar , isimler
ESMERAY:    Ay güzelliğinde esmerlik
ESRA:    Arapça seri kelimesinden (ardarda sıralanan)'den esra
EVREN:    Var olan şeylerin tümü - Felek, cihan
EVRiM:    Değişim ve gelişmeler dizisi
EVşEN:    Hafif / şen olan ev gibi de tanımlanabilir
EYLEM:    Değişiklikdoğuran davranış, iş
EYLüL:    Yılın 30 gün süren 9. ayı(Güz'ün başlangıcı)
EYşAN:    şanlıgüzel, güzelliği ile ünlü
EZGi:    Belli bir kuralla yaratılan, duygu meydana getiren ses dizisi, şarkı, türkü
EZRA:    Sözü, konuşması düzgün
FADiK:   Fatma adının bir söyleniş biçimi
FADiME:    Fatma adının bir söyleniş biçimi (Fa-tı-ma)
FADiş:    Fatma adının bir söyleniş biçimi
FAHiRE:    övünülecek, iftihar edilecek - Kıymetli - Parlak, güzel, mükemmel FAHRiYE Bir karşılık beklemeden yapılan iş - Bir şiir türü
FAHRiYE:    Bir işi çıkar beklemeden yapan
FAHRüNiSSA:    övünülecek değerde kadın
FATMA:    Sütten kesme / AslıFatima
FATMANUR:    Fatma ve nur kelimelerinden türetilen isim
FATOş:    Fatma adının halk arasında birbaşka söyleniş biçimi
FAZiLET:    Erdem / iyi huyların tümü
FEHiME:    Anlayışlı, çabuk kavrayan
FERAH:    Bol geniş / Rahatlık veren / Gönlü şenlendiren
FERAY:    Aydınlık, parlak
FERAYE:    Ay ışığı
FERDA:    Yarın / Gelecek zaman/ mecazi anlamda kıyamet günü
FERHAN:    Sevinçli, mesut
FERHUNDE:    Mübarek, kutlu, uğurlu
FERiDE:    Tek eşsiz, benzeri olmayan
FERiHA:    Sevinçli, ferah
FERZAN:    Bilim
FEVZiYE:    Galip gelen üstün - Tanrının bereketiyle ilgili
FEYMAN:    Ahlaki olgunluk
FEYZA:    Başarılı, refah içinde, mutlu
FEZA:    Uzay, evrenin genişliği
FiDAN:    Ağaçların genç ve yeni yetişeni
FiGEN:    çiçek demeti / Gölge yapan, gölge düşüren
FiKRET:    Fikir, düşünce - Amaç, niyet
FiKRiYE:    Düşünce ile fikir ile ilgili
FiLiZ:    Ağaçtan süren taze dalcıklar
FiRDEVS:    Cennetteki altıncı bahçenin adı
FiRUZE:    Mesut, mutlu - Açık yeşille gök mavisi renkleri arasında kıymetli taş
FULDEM:    Her zaman geniş açık görüşlü
FULDEN:    Her zaman geniş açık görüşlü
FULYA:    Nergislerden soğan köklü bir bitki
FUNDA:    Küçük çalılık / Süpürge otu
FüREYYA:    Parlak, ışıltılıgünler
FüRUZAN:    çok parlak, parlayıcı, aydınlık
FüSUN:    Efsun / Büyü, sihir
GAMZE:   çene ya da yanakta gülümserken beliren çukurluk
GAYE:    Amaç , erek, varılmak istenen hedef
GAZAL:    Ceylan, geyik - Güzel, iri göz
GENCAY:    Hilal
GiZEM:    sır / bilinmeyen şeyler, esrarengizlik
GONCA:    Açılmamış, tomurcuk halinde gül
GöKBEN:    özü genç olan
GöKçE:    Sevimli güzel / Gök rengi, mavimsi
GöKçEN:    Mavi gözlü
GöKNiL:    Gökyüzüne ait olan, Gök + Nil olarak da düşünülebilir
GöKNUR:    Nurlu, ışıklı, aydınlık gökyüzü
GöKSU:    Mavi su, akarsulara verilen ad
GöKşiN:    Gök gibi mavi gözlü / Sonsuz mavi derinlik
GöNüL:    Kalp, eğilim, sevgi arzu heyecan gibi duyguların bulunduğu yer
GöRKEM:    ihtişam, gösteriş
GöZDE:    Göze girmiş, birince sevilip beğenilen
GüHER:    inci / Soy sop
GüL:    Gülgillerin örneği olan bitki ve bunun çiçeği
GüLAY:    Güllerin açtığı ay, mayıs
GüLBAHAR:    Ebru yapmakta kullanılan koyu kırmızıboya
GüLBEN:    Ben, gül'üm anlamında
GüLBiZ:    Bizim gülümüz
GüLCAN:    Gül gibi güzel canlı
GüLçiN:    Gül derleyen, gül toplayan
GüLDEM:    Hiç solmayan her dem gül, her dem gülen
GüLDEN:    Gül gibi, güle ait, gülden yapılmış
GüLDEREN:    Gül toplayan
GüLDESTE:    Gül destesi
GüLEN:    Güleç yüzlü
GüLENDAM:    Gül gibi endamlı, zarif görünümlü
GüLER:    Gülen, sevinçli
GüLFEM:    Gül dudaklı, gül ağızlı
GüLFiDAN:    Gül fidanı gibi endamlı
GüLGüN:    Gül renginde, kırmızı, pembe
GüLHANIM:    Gül gibi güzel kadın
GüLiN:    Güle ait olan, gülden gelen
GüLiSTAN:    Gül bahçesi
GüLiZ:    Gül gibi güzel iz bırakan
GüLiZAR:    Gül yanaklı
GüLLü:    Güzel kadın / Gülü olan
GüLNAZ:    Gül gibi ince ve narin
GüLNiHAL:    Gül fidanı
GüLNUR:    çevresini aydınlatan gül
GüLPEMBE:    Gül pembesi / Gül gibi pembe yanaklı
GüLRiZ:    Gül saçan, gül serpen
GüLSELi:    Gül seli
GüLSEN:    Gül gibi güzel
GüLSEREN:    Gül toplayan, dağıtan
GüLSOY:    Gül gibi güzel bir soydan gelen
GüLSüM:    Yuvarlak yüzlü, güzel
GüLSüN:    Yaşam boyu yüzü hep gülsün anlamında
GüLşAH:    Gül dalı, güllerin kraliçesi
GüLşEN:    Gülistan / Gül bahçesi
GüLTEN:    Gül gibi pembe tenli
GüLüMSER:    Her zaman gülümseyen
GüN:    Gündüz vakti / Aydınlık
GüNAL:    Gün al yaşa, kızıl renkli güneş
GüNER:    Güneşin doğma zamanı - Fecr
GüNEş:    Kendi sistemi içindeki gezegenlere ısı ışık veren gökcismi
GüNGöR:    iyi günler yaşa anlamında
GüNiZ:    Günün başlangıcını belirleyen görüntü
GüNNUR:    Güneş ışığının aydınlığı, nuru
GüNSEL:    Günle ilgili güne ait
GüNSELi:    Işık seli, bol parlak ışık demeti
GüRCAN:    Herkesi seven, özveride bulunan
GüVEN:    Birşeyden beklenen niteliğe inanıp ona göre davranmak
GüZiDE:    Seçkin, seçme, seçilmiş
GüZiN:    Seçici, beğenici
HABiBE:   Seven, sevgili, dost
HACER:    Taş, kaya parçası, çakıl
HAFiZE:    Koruyucu, esirgeyici
HALE:    Ayın çevresinde görülen ışıklıhalka
HALENUR:    Ayın ya da güneşin çevresindeki halkadan geçen ışık
HALiDE:    Sürüp gelen, sürekli, geç yaşlanan
HALiME:    Sakin, sessiz
HAMiDE:    şükredici, hamd edici
HAMiYET:    insanın aile ve ülkesini koruma çabası, iyilik severlik
HANDAN:    Gülen, şen
HANDE:    Gülüş, gülme / alay etme, eğlenme
HANIM:    Soylu kadın, bayan
HANiFE:    Allah'ın birliğine inanan, iman eden
HARiKA:    Eşyanın tabiatı dışında, doğa üstü, garip şey, olağanüstü
HASiBE:    Kişisel değeri olan, ünlü soydan gelen
HASRET:    Ele geçirilemeyen bir şeye üzülmek - iç çekme, inleme
HATIRA:    Anı, andaç
HATiCE:    Erken doğan kız çocuğu
HAVVA:    Allah'ın yarattığı ilk kadın
HAYAL:    insanın beyninde kurduğu düşünceler , kesitler, olaylar
HAYAT:    Yaşam, doğumdan ölüme kadar geçen süre
HAYRiYE:    Hayr'la, iyilikle ilgili
HAYRüNiSSA:    Kadınların hayırlısı
HAZAL:    Haz duy, tad al anlamında
HAZAN:    Güz, sonbahar
HAZER:    Deniz, büyük su
HEDiYE:    Armağan, bahşiş
HiCRAN:    Ayrılık - Unutulmaz acı, keder
HiLAL:    Gül yanaklı
HURi:    Cennet kızı, melek
HURiYE:    Melekle ilgili, melek gibi
HüLYA:    Kuruntu, hayal
HüMEYRA:    Aklık, beyazlık
HüNER:    Marifet, beceri, herkesin yapamadığı şeyleri yapmak
HüRMüZ:    Zerdüşt dininde, iyilik ve hayır tanrısı
HüRREM:    Sevinçli, hoş vakit geçiren
HüRRiYET:    özgürlük
HüSNiYE:    Güzellikle ilgili, güzelliğe ait
ILGAZ:    Hücum, akın - Bir dağ
ILGIN:    Akdeniz bölgesinde yetişen birtür ağaç
IRMAK:    En büyük akarsu, nehir
IşIK:    Cisimleri görmemizi sağlayan fiziksel erke
IşIL:    Aydınlık, parlak ışık
IşILAY:    Ay ışığı, mehtap
IşILTI:    Parıltı, titrek ışık
IşIN:    Bir ışık kaynağından çıkan ışık demeti
ITIR:    Güzel koku / çiçek

iCLAL: Azamet, büyüklük, ağırlama, ikram
iDiL: Kır hayatını anlatan şiir, ya da yazı - içten, saf aşk
iFFET: Temizlik, namuslu olmak
iKBAL: Baht açıklığı, işlerin doğru gitmesi
iLAYDA: Su perisi
iLCAN: ülkenin canı, sevdiği
iLGiN: Yabancı, gurbette yaşayan
iLHAN: Moğol hükümdarı
iLKAY: Ayın ilk hali
iLKBEN: Ben ilk'im anlamında
iLKCAN: ilk doğan çocuklara verilen ad
iLKE: Temel düşünce, ana görüş ve inanış
iLKiN: önce, öncelikle
iLKNUR: Ayın ilk hali
iLKSEN: önce sen anlamında
iLKYAZ: Bahar sonu, Yaz başlangıcı
iLSU: lkenin suyu, bereketi
iLTER: Yurdunu seven, koruyan
iMGE: Zihinde tasarlanan /düş hayal gibi gerçekleşmesi özlenen şey
iMRAN: Bayındırlık, mutluluk, bolluk,bereket
iMREN: Görünen bir şeyi ya da bir isteği elde etme isteği
iNCi: istiridyede oluşan küçük değerli süs tanesi
iNCiNUR: inci gibi ışıklı, parlak
iPEK: ipek böceği kozası çözülerek çıkarılan ince parlak tel
iREM: Cennet / şam ya da Yemende bulunduğu ileri sürülen eski ünlü bahçe
iSMiHAN: Hükümdar ismi
iYEM: Güzellik
iZEL: iz + El /El izi anlamında
iZGi: iyi, güzel, adaletli
JALE: Kırağı, çiğ, şebnem
JALENUR: Parlayan, ışıldayan çiy
JüLiDE: Karışık, dağınık saç
KADER: Değişmez bir karar ile iyilik yada kötülük hazırladığına inanılan olağan üstü güç
KADRiYE: Değerle ilgili / itibar, onur
KAMELYA: çaygillerden büyük çiçekler açan bir bitki - Yabangülü
KAMiLE: Tam, eksiksiz - Kemale ermiş - Bilgin, bilgili
KAMURAN: istediğine ulaşmış, mutlu
KARANFiL: Kokulu bir çiçek
KARDELEN: Baharda çok erken açan bir çiçek - çiğdem
KARMEN: Parlak kırmızı
KAYRA: Büyük birinden gelen iyilik - ihsan
KERiMAN: Cömert - Ulu, büyük
KERiME: Cömert - Ulu, büyük - Kız çocuk
KEVSER: Cennette bir akarsuyun adı
KEZBAN: AslıKedbanu - vekilharç kadın (evi çekip çeviren)
KISMET: Talih, nasip, kader
KIVILCIM: Yanan bir maddeden sıçrayan ateş parçası
KIYMET: Değer, paha (baha), bedel
KiBARiYE: ince, zarif - Cömert, asil
KiRAZ: Gülgillerden bir meyva ağacının sulu
KöSEM: Sürülere rehberlik eden - Cildi temiz, pürüzsüz
KUMRU: Güvercinden küçük boz renkli kuş
KüBRA: En büyük
LALE: Yapraklarıuzun, çiçekleri kadeh biçiminde çeşitli renkleri olan soğanlıbir süs bitkisi
LALEHAN: Lalelerin sultanı
LAMiA: Parlak, parlayan
LATiFE: Yumuşak, hoş,güzel,nazik - Güldüren güzel söz , şaka
LEMAN: Parlama, parıltı
LEMiDE: Parlak, parıldayan
LERZAN: Titreyiş, titrek
LETAFET: Latiflik, hoşluk - Güzellik
LEYLA: Uzun ve karanlık gece
LüTFiYE: iyi muamele, güzellik ve hoşlukla ilgili
LüTUF: iyilik, güzellik, hoşluk - ihsan, bağış
MACiDE: şan ve şeref sahibi
MAHiNUR: Ay ışığı - Ay yüzlü güzel
MAHMURE: Uyku basmış, yarıbaygın göz
MAKBULE: Alınan, kabul olunan, beğenilen
MANOLYA: Beyaz, güzel kokulu ağaç ve çiçekleri
MARAL: Dişi geyik, ceylan, karaca
MEDiHA: övülmeye neden olan
MEFHARET: övünç, övünme, kıvanç
MEFKURE: Ulaşılmak istenilen en yüce amaç
MEFTUN: Gönül vermiş, tutkun
MEHPARE: Ay parçası
MEHTAP: Ay ışığı, Dolunay
MEHVEş: Ay yüzlü güzel
MELAHAT: Güzellik, güzel yüzlülük, yüzünde tatlıifade olmak
MELDA: ince ve taze vücutlu
MELEK: Allah ile insanlar arasında aracılık yapan manevi yaratık
MELiHA: Güzel, şirin
MELiKE: Kadın hükümdar, hükümdarın karısı
MELiS: Bal arısı
MELiSA: Baklagillerden, yapraklarıliomu andıran kokulu bir bitki
MELODi: Ezgi, müzik parçası
MELTEM: Yazın, karadan denize doğru esen mevsim rüzgarı
MENEKşE: ince saplı, ufak mavi çiçekli güzel kokulu bitki
MENGü: Ebedi, ölümsüz
MERiç: Bulgaristanla olan sınırımızda bulunan bir nehir
MERiH: Dokuz gezegenden biri (Mars)
MERVE: Mekke yakınlarında bir dağ
MERYEM: Dinine bağlıkadın
MESUDE: Mutlu, bahtiyar
MISRA: şiirin bir satırı
MiHRiBAN: Seven, şefkatli
MiMOZA: ince sarıyapraklıçiçek açan bir süs bitkisi
MiNE: Maden eşya üstündeki renkli sır tabakası
MiRAY: Yılın ilk aylarında doğan / Güneş gibi ay gibi parlayan
MUALLA: Makam ve rütbece yüksek olan
MUAZZEZ: Saygı uyandıran, kıymetli - izzet, şeref sahibi
MUHTEREM: Saygın, saygıdeğer
MUKADDER: Tanrıhükmü, kader, alın yazısı
MUKADDES: Kutsal olan , mübarek olan Mukaddes Kutsal olan , mübarek olan
MUNiSE: sıcak kanlı, sevimli
MUZAFFER: Zafer kazanan, üstün gelen
MüBERRA: Aklanmış, temize çıkarılmış
MüCELLA: Parlak, cilalanmış
MüESSER: Eser bırakan, eser sahibi
MüGE: inci çiçeği,
MüJDE: iyi haber, sevinçli haber
MüJGAN: Kirpik
MüKRiME: ikramıbol olan
MüNEVVER: Aydınlatılmış, parlak ışıklı, bilgili
MüNiRE: Işık veren, aydınlatan
MüRüVVET: Kişilik, şahsiyet, insanlık
MüşERREF: Onurlandırılmış, şerefli kılınmış
MüYESSER: Kolaylıkla yapılan
MüZEYYEN: Süslü, süslenmiş, bezenmiş
NACiYE: Kurtulmuş, selamete kavuşmuş

NADiDE: Görülmemiş, görülmedik, ender bulunan

NADiRE: Az bulunur, seyrek, ender bulunan

NAFiA: Bir yeri güzelleştirmek için yapılan çalışmalar

NAGEHAN: Ansızın

NAĞME: Ezgi, uyumlu ses

NAHiDE: Venüs - Ergenlik çağındaki kız

NAiLE: isteğine ulaşmış

NALAN: inleyen

NAME: Mektup - Aşk mektubu

NARiN: Zarif, ince yapılı

NAşiDE: şiir okuyan , yazan

NAZ: Kendini beğendirmek amacıyla yapılan davranış

NAZAN: Nazlanan, işve yapan, cilve yapan

NAZENDE: Nazlanan - Sevgili

NAZiFE: Zarif, kibar - Temiz

NAZLI: Naz eden, cilveli, işveli

NAZMiYE: şiirle ilgili, düzenli

NEBAHAT: Onur, şeref, ün

NECLA: çocuk, evlat, oğul, kuşak, sülale,nesil

NECMiYE: Yıldızlarla ilgili, yıldızlara ait

NEDiME: Hoş sohbet, kadın - Kadın arkadaş

NEDRET: Az bulunan

NEFiSE: Beğenilen, hoş, güzel

NEHiR: Irmak, büyük akarsu

NERGiS: çiçekleri ayrıayrıya da bir kök üzerinde sarıve beyaz renkte bir bitki

NERiMAN: Pehlivan, yiğit

NERMiN: Nazik, ince

NESLiHAN: Han soyundan gelen

NESLişAH: şah soyundan gelen

NESRiN: Bir tür yaban gülü

NEşE: Sevinç, gönül ferahlığı

NEVAL: Talih - Bağış, ihsan

NEVCAN: Yeni doğmuş

NEViN: Yeni

NEVRA: Işıklıparlak, çiçek

NEZAHAT: iç temizliği, paklık

NEZAKET: Naziklik, zariflik, incelik ç

NEZiHE: Temiz, pak

NiDA: Seslenme, çağırma, seslenen

NiGAR: Resim, resim gibi güzel

NiHAL: ince ve düzgün vücutlu, fidan gibi

NiHAN: Gizli, saklanmış, görünmeyen, sır, giz

NiL: Afrika kıtasında bir nehir

NiLAY: Nil'e ışık saçan

NiLGüN: Mavi renkte, çivit rengi

NiLüFER: Geniş yapraklı, durgun sularda yetişen bir su bitkisi

NiMET: iyilik, iyi bir yaşantı için gerekli şeyler

NiSA: Kadın

NiSAN: Yılın dördüncü ayı

NUR: Işık, parıltı aydınlık, Allah'ın gönderdiği ışık

NURAL: Kutsal ışık

NURAN: Işıklı, nurlu, aydın

NURAY: Ay ışığı gibi nurlu

NURCAN: Işık canlı, can ışığı

NURçiN: Işık derleyen

NURDAN: Işıklı, parlak

NURGüL: Işıklıgül, gül gibi güzel ve aydınlık

NURHAN: Aydın hükümdar

NURiYE: Işıklı, ışıktan gelme

NURPERi: Peri kadar aydınlık, güzel

NURSEL: Sel gibi ışık

NURSELi: Işık seli

NURSEN: Işık gibi nurlu

NURşEN: Işık gibi şen ve güler yüzlü

NURTEN: Teni ışık gibi beyaz olan

NüKHET: Güzel ve hoş kokulu
OKşAN: Sevil, sevgiye değer ol

OLCA: Düşmandan ele geçirilen mal, ganimet

OLCAY: Talih, baht, ikbal

ORKiDE: Az bulunup zor yetiştirilen değerli bir çiçek

OYA: ipek ibrişim kullanılarak iğne, fırkete gibi şeylerle yapılan ince dantel

öĞüN: Kendini yücelt,gurur duy - Zaman - Kez, defa - önde gelen

öĞüT: Birisine ne yapıp ne yapmaması gerektiğini belirten söz

öMüR: Yaşama süresi - Hayat

öNGüL: Direnen, inatçı - Kılavuz - öncü, teşvik eden

öVGü: övmek için kullanılan söz

öVGüL: övülmeye değer

öVüN: Başarılarınla, niteliklerinle yücel

öYKü: Hikaye / Masal

öZDEN: özgür, özle ilgili

öZGE: Başka, yabancı, iyi güzel

öZGEN: özü geniş, rahat

öZGüL: Bir türe ait olan - özü gül gibi olan

öZLEM: Hasret, birine ya dabir yere duyulan görme arzusu

öZLEN: Görülmek istenilen ol, hasreti çekilen ol

öZNUR: özü ışıklı, aydınlık

öZüN: şiir - Hak edilmiş ün

PAKiZE: çok temiz, hoş ve güzel

PAPATYA: Taç yapraklarıbeyaz, ortası sarıbaharda açan bir kır çiçeği

PARLA: Parlamak fiilinin emir kipi, 3. tekil şahıs

PELiN: Siyah ve beyaz renkte acı kokulu bir tür bitki

PELiNSU: Pelin + Su (Bkz Pelin)

PEMBE: Açık kırmızı renk

PERçEM: Kakül - Mızrak, bayrak gibi şeylerin üzerine konulan püskül

PEREN: ülker yıldızı

PERi: çok güzel, çekici, dişi cin

PERiHAN: Peri padişahı, perilerin başı

PERRAN: Uçan, uçucu

PERViN: ülker yıldız takımı(Süreyya)

PETEK: Arıların bal depoladığı yuvacık

PINAR: Suyun topraktan kaynayıp geldiği yer

PIRILTI: Parıldayan şeylerin çıkardığı ışık

PiRAYE: Süs, bezek

PüREN: Sarı, kırmızı renkte açan küçük yapraklıbir tür ot
RABiA: Dördüncü

RAHiME: Acıyan, esirgeyen

RAHşAN: Işıltı

RANA: Güzel, hoş

RAZiYE: Kabul eden, boyun eğen

REBiA: Bahar

REFAH: Bolluk, rahatlık

REFiKA: Eş, zevce

REMZiYE: Sembolik, simgesel

RENAN: inleyen

RENGiN: Parlak renkli - Hoş süslü

REşiDE: iyiyi, doğruyu seçebilen, ergin

REVAN: Su gibi akan - Ruh, can

REYHAN: Fesleğen, güzel kokulu bitki

REZZAN: Ağır başlı, vakur, ciddi

RUHAN: Güzel kokulu

RUHSAR: Yüz, çehre

RUHşEN: Neşeli, canlı

RüYA: Düş / Uyku anında bilinç altında oluşan kurgular

RüYET: Görme.Kalp gözüyle görme

SAADET: Mutluluk

SABAH: Günün başlangıcı

SABAHAT: Güzellik

SABiHA: Güzel, şirin

SABiTE: Yerinde duran, kımıldamayan

SABRiYE: Sabırlı, dayanıklı

SACiDE: Secdeye varan, yere yüz süren

SADRiYE: Göğüsle ilgili

SAFiYE: Katıksız, katışıksız saf

SAHiBA: Bir şeyi elde etmiş olan

SAHURE: Sahur zamanı doğan kız çocuğuna verilen ad

SAiME: Oruç tutan, oruçlu

SAKiNE: Oynamayan, kımıldamayan, durgun

SALiHA: iyi, yarar, yetkili, hakkı olan

SALiME: Eksiksiz, sağ, sağlam

SAMiME: Bir şeyin temeli, en köklü yeri

SAMiYE: Yüksek, ulu

SANAY: Ay gibi güzel

SANEM: Put - Güzel kadın

SANiA: Sanat eseri yaratan - Yapan , oluşturan

SANiYE: Dakikanın 60'ta biri süresinde zaman birimi

SATI: Düğün alışverişi - Satış, alışveriş

SEBLA: Uzun kirpikli göz

SEçiL: Beğenilen, seçilen

SEDA: Yankı, ses

SEDEF: Midye ve istiridye gibi hayvanların beyaz ışıltılıparlak kabuğu

SEDEN: (Sedan) sesin, seslenişin

SEHER: Tan ağartısı, ortalığın aydınlandığı an

SELCAN: Hareketli, coşkulu

SELDA: (Seldağ) Dağ seli, dağdan inensel

SELEN: Haber, havadis, kulakla duyulan,işitilen

SELiN: Senin Sel'in, Sana ait sel

SELMA: Doğru ve iyi yolda, selamette olma

SELVi: Yaz kış yeşil kalan ince uzun birağaç

SEMA: Gökyüzü

SEMAHAT: Cömertlik, el açıklığı

SEMiHA: Cömert gönüllü, eli bol

SEMiN: Değerli, pahalı

SEMiRAMiS: Asur kraliçesinin adı

SEMRA: Esmer

SENA: övme, övüş - şimşek parıltısı

SENAY: Ay gibisin sen anlamında

SENEM: Tapılacak kadar güzel kadın, sevgili

SENiHA: Yüce, yüksek

SERAP: çölde uzaktan su gibi görünen ışık yanıltmacı

SERAY: Ay gibi güzel

SEREN: Yelken gerilmek üzere direğe çapraz takılan ağaç

SERiN: Ilıkla soğuk arası

SERPiL: Serpilmiş, gelişmiş

SERRA: Rahatlık, kolaylık

SERTAP: inatçı

SERVA: Masal

SEVAL: Severek alınan

SEVCAN: Sevgili insan

SEVDA: Aşk, sevgi, tutku tutkunluk

SEVGi: Aşk, sevme duygusu

SEViL: Sevgiye değer, sevilen

SEViLAY: Ay gibi hep sevilen

SEViM: Birine yakınlık duymak, sempati

SEViN: Memnun ol, neşelen

SEViNç: Neşe, iç ferahlığı

SEVTAP: Aşırı, tapacak kadar sevgi duyan

SEYHAN: Kenten kente yolculuk

SEYRAN: Gezinme

SEYYAL: Akışkan, sıvı, yerinde duramayan

SEZA: Uygun, yaraşan

SEZAL: Sezgili

SEZEN: Sezgisi güçlü olan

SEZER: Sezgisi güçlü olan

SEZGi: Anlama, sezme yeteneği

SEZGiN: Duygulu, anlayışlı

SICAK: sıcakkanlı, cana yakın

SIDIKA: çok içten ve doğru kimse

SILA: Gurbete çıkanın doğup büyüdüğü yer

SIRMA: Altın yaldızlı, ya da yaldızsız ince gümüş tel

SiBEL: Bulutla yer arasında yere düşmeyen yağmur damlası / Buğday başağı

SiMA: Düz, çehre - insan, tip

SiMGE: Alamet, sembol, birşeyi anlatan im, imge

SiNEM: Benim tenim, benim vücudum, göğsüm

SOLMAZ: Güzelliğini, tazeliğini uzun süre koruyan

SONAT: Bir veya iki çalgı için yazılmış 3-4 bölümlü müzik eseri

SONAY: Yılın son ayı

SONGüL: Son açan gül

SONNUR: Son ışık

SU: Rengi kokusu ve tadı olmayan saydam sıvı madde

SUAT: Mutlu, mutlulukla ilgili

SULTAN: Hükümdar ailesinden, anne, kızkardeş

SUNA: Boylu poslu endamlı/ Erkek ördek

SUNAY: Ay sun, ay ışığı sun

SUZAN: Adak ayı

SüHANDAN: Güzel konuşan

SüHEYLA: Güney yönünde görünen parlak yıldızlar

şADiYE: Sevinç, neşe, mutluluk

şAFAK: Gündoğumundan önceki aydınlık

şAHiKA: Yüksek, yüce, dağın zirvesi

şAZiMENT: Allah'ın adamı- Allah'a ait olan,onun yolundan giden kişi

şAZiYE: özellikleri kimseye benzemeyen

şEBNEM: çiğ, gece nemi, jale

şEFiKA: şefkatli, acıması, esirgemesi bol olan

şEHNAZ: Doğu müziğinde bir makam / çoknazlı

şEHRAZAT: özgür

şEHRiBAN: şehrin ileri geleni

şELALE: Büyük çağlayan, çavlan, akarsunun yüksekten yere düştüğü bölümü

şENAY: Mutlu geçen ay

şENGüL: insanın içini açan gül / hep şen olup hep gülmek

şENiZ: Mutlu, sevindiren iz, hatıra

şENNUR: Işık saçan, neşe saçan

şERiFE: şerefli, kutsal

şERMiN: Utangaç

şEVKiYE: Neşeyle, istekle ilgili

şEVVAL: Arap takviminin onuncu ayı

şEYDA: çılgın, deli divane

şEYMA: Eski Türk adlarından

şiiR: Zengin sembollerle uyumlu seslerle ortaya çıkan edebi anlatım biçimi

şiRiN: Cana yakın, sevimli

şöLEN: Eğlence, kutlama, şenlik

şULE: Alev, ateş alevi

şüKRAN: iyilik bilme, minnettarlık

şüKRiYE: Görülen iyiliğe karşı şükretmek , hoşnut olmak


TAçNUR: Mutluluk

TAHiRE: Gündoğusundan esen rüzgar

TAHSiNE: Günün başlangıcı

TALHA: Güzellik

TALiA: Güzel, şirin

TAMAY: Sabırlı, dayanıklı

TANAY: Secde eden

TANSU: şafak rengi vurmuş su

TANYEL: Katıksız, arı- Seçilmiş

TARA: Sahur zamanı doğan kız çocuğuna verilen ad

TAYYiBE: iyi, hoş, çok temiz

TEKGüL: Durgun - Kendi halinde sessiz

TENAY: Uygun, yakışan - Yetkili olan - Dine uygun hareket eden

TENDü: öz, asıl

TENNUR: Yüksek, ulu

TEZER: çabuk ve erken

TiJEN: Ay gibi güzel

TiLBE: Put - Güzel kadın

TUBA: Sanat eseri yaratan - Yapan , oluşturan

TUĞçE: Dakikanın altmışta biri

TURNA: Avrupa ve Kuzey Afrika'da yaşayan göçmen kuş türü

TUTAM: Bir desteden daha / parmak uçlarıyla alınabilen / Tutmaktan tutam

TUTKU: iradeyi aşan güçlü coşku, ihtiras

TüLAY: incelikle, düşünce ile ilgili

TüLiN: Uzun kirpikli göz

TüNAY / TUNAY: Mehtap, ay ışığı, gece görülen aydınlık

TüRKAN: Hakana saltanatta ortaklık edeneşi

TüRKü: Yankı, ses

ULViYE: Yüce, yüksek, gökle ilgili

UMAY: üzerinden geçtiği kişilere mutluluk getirdiğine inanılan kuş, Devlet kuşu

UMUR: Görgü, deneyim

UMUT: ümit, geleceğe güven duygusu

UZAY: Bütün varlıklarıkaplayan sonsuz boşluk

UZEL: Usta, becerikli

üLFER: Irmak, büyük su

üLKER: Gökyüzünün kuzey kıyısında bir yıldız takımının adı

üLKü: Amaç, ideal

üMMiYE: Okur yazar olmayan kadın

üMRAN: Mutluluk bolluk bereket / Bayındırlık

üNSEL: ünü sel gibi aşan

üNSELi: ünü sellere benzeyen

üNZiLE: Gönderilmiş

VAHiDE: Tek, bir

VARiDE: Gelen, erişen - Söylenti

VASFiYE: Nitelikli

VEDiA: Korunması için bırakılan emanet

VEFiKA: Uygun, aynı fikirde, yoldaş

VELiDE: Yeni doğmuş çocuk

VERDA: Verdane (merdane Osm.) / Verd (Ar.)'den Verda, gül anlamında

VESiLE: Neden, sebep - Kavuşma

ViCDAN: iyiyi kötüden ayırmaya yarayan şuur, ahlak

ViLDAN: Yeni doğmuş çocuklar

VUSLAT: Kavuşma, yetişme, ulaşma

YAĞMUR: Yeryüzüne düşen yağışın sıvı halinde olanı

YAKUT: Aliminyum oksit, yapısında parlak kırmızı renkli değerli taş

YANKI: Sesin bir yere çarpıp geri dönmesi ile oluşan ikinci ses, ses yansıması

YAPRAK: Ağaç ve bitkilerin yeşil kısımları

YAREN: Dost, arkadaş

YASEMiN: Kokulu çiçekler açan bir tür ağaççık

YAşAM: Hayat

YAZGüLü: Yaz ve Gül tamlaması / Yazın açan gül "şimdilerde bir de güz gülleri var"

YELDA: Uzun ve siyah / Yılın en uzun gecesi

YELiZ: Yel ve iz rüzgar ve izi anlamında

YEşiM: Yeşil renkli değerli taş

YETER: Kafi, tamam, gereksinimi karşılayacaknitelikte olan

YILDIZ: Güneş ve ay dışında gökyüzündeki ışıklıcisimlerden her biri

YONCA: Birçok türü bulunan bitki

YOSUN: çiçeksiz bitkilerin, suların yüzünde ve dibinde bulunan bir türü

YUDUM: Bir içimlik sıvı

YURDAGüL: Yurduna güller saçan, güzellik getiren

YURDANUR: Yurduna nur getiren

YüKSEL: özellikle manevi anlamda yüce ol

ZAHiDE: Dinin yasak ettiği şeylerden sakınan

ZAMBAK: Güzel iri çiçekli bir süs bitkisi

ZARAFET: incelik, güzellik

ZEHRA: Beyaz ve parlak yüzlü olan

ZEKiYE: Zeka sahibi, kavrayışlı

ZELiHA: Züleyha, su perisi

ZENNAN: Kadınlar

ZENNUR: Zinnur, nurlu, ışıklı

ZEREN: Anlayışlı, zeki

ZERRiN: Altından yapılmış - Altın renginde - Bir cins çiçek - Fulya

ZEYNEP: Değerli taşlar, mücevherler

ZEYNO: Zeynep'in halk dilindeki söylenişi

ZiNNUR: Nurlu, ışıklı

ZişAN: şanlı, ünlü, çok tanınmış

ZiYNET: Süs, süs eşyası

ZUHAL: Satürn

ZüBEYDE: öz, asıl

ZüHAL: Dokuz gezegenden altıncısı (Satürn)

ZüHRE: çiçek açan / çoban yıldızı (Venüs)

ZüLAL: Berrak, saf, tatlı, soğuk su

ZüLEYHA: Hz. Yusuf'un karısının adı

ZüLFiYE: Saçlarıçok güzel olan

ZüMRA: Güzel, iyi ahlaklı- Zeki, bilgili kadın

ZüMRüT: Yeşil renkli bir değerli taş


cep telefonu programları sex video pornhub redtube radyo dinle sohbet chat odaları sohbet odaları sohbetclub muhabbet sohbet pırıltı nakliyat ankara nakliye ankara nakliye nakliyat aba halı yıkama ankara nakliye ankara nakliye jennifer lopez angelina jolie paris hilton tatu msn nickleri msn site ekle Muhabbet evden eve nakliyat evden eve nakliyat evden eve nakliyat evden eve nakliye nakliyat evden eve nakliye site ekle evden eve nakliye evden eve nakliyat chat sex kadinclub.com porno porno sex seks sex seks shop hikaye sex shop erotik seks porno erotik shop 89 youtube penis büyütücü adult terbiyesiz terbiyesiz.net porno seks sex seks sex porno seks porno seks shop alarm sex shop geciktirici erken boşalma sex shop penis büyütücü hap sex shop dövme nakliyat Porno - Adult Forum - Adult penis büyütücü sex shop azdirici evden eve nakliyat evden eve nakliyat sex sex travesti sex sohbet sex moda ankara evden eve nakliyat hepsi 1 kitap özetleri youtube video indir Bedava Klip youtube-- sex hikayeleri-- epilasyon RAP